<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Chat Siteleri &#187; Aşk &amp; Evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.chatsiteleri.gen.tr/chat/ask-evlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr</link>
	<description>chatsiteleri.gen.tr</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 13:14:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Eş seçerken nelere dikkat etmelisiniz?</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/es-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/es-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jun 2011 14:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[eş seçmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte mutluluğun sırrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=2005</guid>
		<description><![CDATA[Eş seciminde kişinin öncelikle kendini tanıması gerekiyor ve evlilikte mutluluğu yakalmanın yolu doğru eşi secmekten geçiyor. Evlilik karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak, yaşantıları paylaşmak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir sözleşmedir. Evlilik kurumlaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemi bir kadınla bir erkeği karı koca olarak birbirine bağlayan doğacak çocuklara belli bir statü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eş seciminde kişinin öncelikle kendini tanıması gerekiyor ve evlilikte mutluluğu yakalmanın yolu doğru eşi secmekten geçiyor.</p>
<p>Evlilik karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak, yaşantıları paylaşmak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir sözleşmedir. Evlilik kurumlaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemi bir kadınla bir erkeği karı koca olarak birbirine bağlayan doğacak çocuklara belli bir statü sağlayan toplumsal yönden devletin kontrol hak ve yetkisi bulunan yasal bir ilişki biçimidir.</p>
<p>Doğan Cüceloğlu ilişkinin uzun süreli olmasının nelere bağlı olduğunu şu şekilde dile getirmiştir: Nasıl oluyor da bazı ilişkiler kısa süreli, bazı ilişkiler uzun süreli oluyor? Bireyin ilişkilerinde içinde bulunduğu sosyal duruma, yaşa, eğitime, aile ortamına, dini inançlarına, siyasal ideolojilere bağlı olarak değişiklikler olabilir. Bireylerin birbirlerini benzer olarak algılamaları, ilişkilerin uzun veya kısa süreli olmasında önemli rol oynar. Ailenin de temelinde biri kadın biri erkek olmak üzere iki yetişkin insanın uzun süreli doyumlu bir ilişki içinde bulunması yatar.kadinca.net</p>
<p>Eş seçimi için önce kendinizi tanımalısınız. Nasıl bir insansınız? Siz nasıl bir eş olacaksınız?</p>
<p>Evlilikte mutluluk, geniş çapta eş seçiminin iyi yapılmasına bağlıdır. Eş seçiminin gerçekleşmesi için kişinin beklentilerini, amacını tartışması, bunları karara bağlaması ve benzeri beklentileri olan kişiyi eş olarak seçmesi beklenir. Bu hususları hiç düşünmeden evlenenler, genellikle yanlış kişiyi eş olarak seçme hatasından kendilerini koruyamamaktadırlar. Bu görüşü doğrulayan örnekler aşağıda verilmiştir;</p>
<p>&#8220;Dünyadaki bütün paralar onun olmadıkça kocam asla tatmin olacağa benzemiyor. Bu yüzden günde 16 saat çalışıyor. Çocukları için bir yabancıdan farksız. Bana sağladığı geniş olanaklara karşın kendimi dul kalmış gibi hissediyorum. Keşke bu zengin hayat yerine çok daha vasat olanaklar içinde eşimi her akşam görebileceğim bir evliliğim olsaydı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Eşim hiç hırsları olmayan bir insandır. Cumartesi ve bazı akşamlar çalıştığı takdirde geliri 40 oranında artacakken o çocuklarıyla balığa gitmeyi, voleybol oynamayı tercih etmektedir. Kendisine baba olmanın çocuklarla oyun oynamaktan daha farklı bir şey olduğunu söylemekte bir işe yaramamaktadır. Korkarım ki çocuklarımız hiçbir zaman daha iyi giyinme, yaşama ve eğitim olanağı bulamayacaklar kendileri bir şey yapmazlarsa…&#8221;</p>
<p>Bu iki durum yanlış eş seçimini oldukça iyi bir biçimde sergilemektedir. Yaşam buna benzeyen sayısız örneklerle doludur. Örneklerin işaret ettiği gerçek şudur: ‘Senin için neyin önemli olduğuna karar ver ve sonra ona uygun kişiyi eş olarak aramaya koyul. Sağlam evlilikler gerçeklere dayalı olan evliliklerdir, unutma.’</p>
<p>Kişinin evlenebilir duruma gelmesi, bazı istendik kişilik özelliklerine sahip olması anlamını taşımaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda evlenebilecek kişilerde bulunması istenen özellikler şunlardır;kadinca.net</p>
<p>*Güvenilir olmak<br />
*Duygusal kararlılığa sahip olmak<br />
*Mutlu kılmaya hazır olmak<br />
*Cazip olmak<br />
*Aile hayatına ve çocuk sahibi olmaya istekli olmak.</p>
<p>Eşlerin ortak ihtiyaçlara sahip olmaları, evliliğe hazır duruma gelmenin temel ölçütlerinden biridir. Evlenmeye hazır oluşun bir başka işareti de insan ilişkilerinde başarılı olma ve dengeli ilişki kurabilme yeteneğidir.</p>
<p>Evlilik ve eş seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar</p>
<p>Evlilikte eşlerin, uyumlu ve dengeli bir biçimde yaşamlarını bir arada sürdürebilmeleri için eşitlik ilkesi son derece önemlidir. Fırsatlarda eşitliğin sağlayacağı en önemli özellik kişinin ‘karar verme gücünü geliştirmektir.’ Evlilik hakkında verilecek karar insan yaşamının en önemli ve zor kararıdır. Acele eden ya da bu konunun öneminin kavrayamamış kişiler, mutsuz evliliklere imza atarlar.</p>
<p>Eş seçiminde birçok kişinin ‘fiziki görünüşe önem verdiği gözlemlenmektedir.’ Fiziki çekicilik kuşkusuz önemlidir. Ancak bir de eş olarak seçtiğiniz kişinin 10-15 yıl sonra saçları dökülmüş, şişmanlamış, yüzü buruşmuş olarak düşündüğünüzde ona katlanamayacağınızı düşünüyorsanız, eğer o evlilik için o kişi gerekli diğer özelliklerden yoksunsa (tek seçim nedeniniz fiziki çekiciliği ise) o evlilik tehlikeye düşebilir.</p>
<p>Aşk, evlilik için gerekli koşulların en önemlilerinden biridir. Gerçek aşk yavaş ve dikkatli gelişen temkinli olan ihtimam, sorumluluk, saygı, bilgi, dostluk ve cinsel ilginin oluşturduğu bir bütünlüktür. Bu duyguya dayalı evlilikler sağlam olur. Bu nedenle kişiler evlenme kararını vermeden önce duygularının aşk mı yoksa sadece cinsel bir dürtü mü olduğunu ayırabilmelidirler.</p>
<p>Uzun süre bir arada bulundukları halde birbirlerini tanıma olanağı bulmadan evlenen eşler mutlu ilişki kuramazlar. O halde bu kişiler, uzun süreli arkadaşlık dönemi geçirip evlilikte başarı sağlayacak ölçütlerin ışığı altında bir karara ulaşmaya çalışmalıdırlar. Acaba karşı taraf zor koşullar altında bağlı, sadık, samimi, sabırlı, düşünceli ve dürüst olabilecek mi? Gerilim altında sabırlı ve olgun olabilen bir kimse iyi bir eş olmaya aday olabilir. Bunun dışında ayrıca eşler arasındaki ortak nitelikler çoğaldıkça evlilik ilişkilerinde mutluluk oranı da artmaktadır.</p>
<p>Eş seçmenin önemi nedir?</p>
<p>Evlilikte mutluluk geniş çapta eş seçiminin iyi yapılmasına bağlıdır. Evlilikte, kişiliklerin farklı, değişik çevrelerden gelmiş iki kişinin birlikte olacağı ve yaşamı paylaşacakları gerçeği unutulmamalıdır. Bu nedenle eşler önce “kendilerini”, sonra “birbirlerini” iyi tanıyıp değerlendirmelidirler. Birbirlerinin kişisel niteliklerin ötesinde, karşılıklı olarak birbirlerinin yaşamdan, evlilikten, gelecekten ne beklediklerini bilmeli gerçek beklentiler amaçlar üzerinde durulmalı ve en önemli, olası sorunlar evlilikten önce tartışılmalı ve çözülmelidir.</p>
<p>Kişinin kendisini tanıması hususunda şu nokta çok önemlidir. Bireyler, ebeveynlerinden öğrendikleri kalıpları çoğu zaman doğru bulmasalar dahi uygularlar. Yani fert ebeveynden gördüğü kalıbı iyi çözümlemelidir. Yoksa bu durumun etkisiyle ebeveyne çok benzeyen birisini eş olarak seçebilir. Çevremizde eşler arasında sıkça duyduğumuz şu sözler, bu durumun açık bir göstergesidir. Tıpkı anneme/babama benziyorsun. Annem/babam gibi konuşuyorsun. Giderek anneme/babam benziyorsun. Bireyler başkalarıyla ilişkilerinde öğrendiği yöntemleri seçer. Hatta kendi çocukluğunda bunlara karşı çıkmış da olsa. İşte evlenmeden önce her fert bu açıdan duygusal olarak ebeveyninden kopmalı, onların yönetiminde olmaktan çıkmalıdır. ( Yılmaz, 2007 ) Evlilik öncesinde adayların evlilikle ilgili beklentilerini ölçmesi ne kadar zor olsa da evlilik uyumun sağlanabilmesi için beklentiler düşünülmeli yakın kişilerle bu konuda konuşulmalıdır.</p>
<p>Evliliği bir kaçış değil, başlangıç olarak değerlendiren Adler’in “Cinsiyetler Arasında İşbirliği” kitabında bahsettiği evlilik uyumu hakkındaki görüşlerini inceleyelim:</p>
<p>“Evliliği yalnızca bir kaçış olarak gören genç kızları; yine evliliği yalnızca zorunlu bir bela olarak gören kadınları ve erkekler bir düşünün. Cinsler arasındaki bu gerginlikten kaynaklanan zorluklar, günümüzde devasa boyutlara ulaşmış durumdadır. Kadının çocukluğundan başlayarak kendisine zorlanan role başkaldırısı ne denli güçlü olursa, ya da aynı şekilde erkek kendisine biçilen “ayrıcalıklı” saçmalığına karşın oynamakta ne denli ısrarlıysa cinsler arasındaki çatışma da o denli şiddetli olur.”</p>
<p>“İyi bir evlilik, insanlığın gelecek kuşaklarını yetiştirmenin en iyi yoludur ve evlilikte bu nitelik her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.”</p>
<p>“Evlilik beklentilerinin kuşkusuz en büyüğü eşlerin ortak ve uyumlu bir yaşam sürdürebilme isteğidir. İlişkilere biraz daha uzaktan bakıldığında göreceğimiz şey, emek vermeden bu ortaklığın sağlanamayacağı gerçeğidir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/es-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilmesen de hep sen varsın</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/bilmesen-de-hep-sen-varsin/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/bilmesen-de-hep-sen-varsin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 16:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[bilmesende varsın]]></category>
		<category><![CDATA[hep sen varsın]]></category>
		<category><![CDATA[hep varsın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1753</guid>
		<description><![CDATA[İki yıldır evliydiler. Çocuk edebiyata ve şiirlere ilgi duyuyor ve yazıyordu Yazılarını internet sitelerine gönderiyor şiirlerini dergilere postalıyordu. Fakat kimse dönüp bakmıyorokuyan ve beğenen çıkmıyordu. İyi bir fotoğrafçıydı.Ama edebiyat ve şiir merakı yüzünden fotoğrafçılığı bir kenara bırakmıştı. Kendi düğünlerinindeki fotoğrafların büyük bir çogunlugunu da o çekmişti. Karısını çok seviyordu. Karısı da onu seviyordu. Kızın biraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: red;"><span style="font-family: Tahoma;">İki yıldır evliydiler.</p>
<p>Çocuk edebiyata ve şiirlere ilgi duyuyor ve yazıyordu</span></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Yazılarını internet sitelerine gönderiyor<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> şiirlerini dergilere postalıyordu.</p>
<p>Fakat kimse dönüp bakmıyor<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />okuyan ve beğenen çıkmıyordu.</p>
<p>İyi bir fotoğrafçıydı.Ama edebiyat ve şiir merakı yüzünden fotoğrafçılığı bir kenara bırakmıştı.</p>
<p>Kendi düğünlerinindeki fotoğrafların büyük bir çogunlugunu da o çekmişti.</p>
<p>Karısını çok seviyordu. Karısı da onu seviyordu.</p>
<p>Kızın biraz sabırsız bir karakteri vardı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> zaman zaman kızıp bağırır<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />küserdi.</p>
<p>Erkek daha sabırlıydı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />her zaman karısını hoşgörür<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> affedici olmaya çalışırdı.</p>
<p>Erkeğin başı edebiyat ve şiirle hoş olduğu için<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> evin geçimini karısı sağlıyordu şimdilik. Çok satan bir yazar oluncaya kadar&#8230;</p>
<p>Kızın naz günüydü bugün.Yine kocasından sevmediği birşeyi yapmasını istiyordu.</p>
<p>Kız: &#8221; arkadaşımın düğün fotoğraflarını neden sen çekmiyorsun? Üstelik karşılığını fazlasıyla ödeyeceğini söyledi &#8221;</p>
<p>Erkek: &#8221; bugün vaktim yok &#8221;</p>
<p>Kız: &#8221; Öffff yine mi? &#8221; şu roman yazma işini biraz kenara bıraksan<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> pekala vaktin olacak.&#8221;</p>
<p>Erkek: &#8221; Birgün herkes benim yazdıklarımın kıymetini anlayacak. &#8221;</p>
<p>Kız: &#8221; Ben anlamam. Arkadaşımın düğün fotoğraflarını çekeceksin. &#8221;</p>
<p>Erkek: &#8221; Hayır! &#8221;</p>
<p>Kız: &#8221; Ne olur sadece bir kez? &#8221;</p>
<p>Erkek: &#8221; Hayır dedim! &#8221;</p>
<p>Diayalog burda koptu.</p>
<p>Kız son uyarısını yaptı: &#8221; Ya 3 gün içinde bunu kabul edersin ya da&#8230;&#8221;</p>
<p>İlk günün sonunda<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />kocasına mutfağı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> banyoyu<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> bilgisayarı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> buzdolabını<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> televizyonu ve müzik setini yasakladı.Yasaklardan yatagı hariç tuttu<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />sadece herşeye rağmen sevdiğini göstermek için.</p>
<p>Erkek aldırış etmedi. Derken 2.gün başka yasaklar ve bunu 3.deki başka yasaklar takip etti&#8230;</p>
<p>Ve 3.gece&#8230;Yine aynı yatağı paylaşıyorlardı. Ancak sırtları birbirine dönüktü.</p>
<p>Erkek: &#8221; Konuşmamız lazım &#8221;</p>
<p>Kız: &#8220;fotoğraf çekimi dışında konuşacak bişeyimiz yok!&#8221;</p>
<p>Erkek: &#8220;Çok önemli bir konu&#8221;</p>
<p>Kız: &#8221; Sessiz kaldı.&#8221;</p>
<p>Erkek: &#8220;Ayrılalım mı? Ne dersin?&#8221;</p>
<p>Kız kulaklarına inanamadı.</p>
<p>Erkek: &#8220;Bi kızla tanıştım.&#8221;</p>
<p>Kız kızgınlığını ve şaşkınlığını saklayamadı.Gözleri çoktan nemlenmiş<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ve yüzünde göstermemeye çalıştığı iki damla gözyaşı aşağıya süzüldü.</p>
<p>Erkek pijamasının içinden bir fotoğraf çıkardı.Tam kalbinin üzerinde saklıyordu.</p>
<p>Erkek: &#8220;Hoş bi kız!&#8221;</p>
<p>Kızın gözyaşları çoğaldı.</p>
<p>Erkek: &#8220;Anlaşabileceğim biri! Beni çok seviyor ve beni istemediğim şeyleri yapmak için zorlamıycağından eminim. Ayrıca iyi bi yazar olmam içinde bana destek</p>
<p>vericek&#8221;</p>
<p>Kızın kıskançlığı iyice arttı çünkü bir zamanlar bütün bu sözleri kendisi de vermişti&#8230;</p>
<p>Erkek: &#8221; Fotoğrafını çektim. Sende bakmak ister misin? &#8221;</p>
<p>Kız: &#8220;&#8230;.&#8221;</p>
<p>Erkek fotoğrafı bakması için kıza uzattı ama kız karşı konulmaz bi öfkeyle erkeğin elini itti.</p>
<p>Ve kız ağlamaya başladı.</p>
<p>Erkek fotoğrafı tekrar koynuna koydu.</p>
<p>Erkek ışığı söndürdü ve uyumaya başladı. Kız ışığı yaktı ve oturdu.</p>
<p>Erkek uyuyordu ama kızın uykusu kaçmıştı.</p>
<p>Bir zamanlar kendisi de diğer kız gibi davranmıştı ona&#8230;</p>
<p>Ne çabuk unutulmuştu iyilikleri<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> desteği<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> sevgisi&#8230;</p>
<p>Tekrar ağladı. Onu uyandırmak istiyordu. Aşklarının hatırasını yeniden kalbine kazmak istiyordu.</p>
<p>Erkeğin pijamasının açık yakasından fotoğrafın arka yüzü görünüyordu.</p>
<p>Merak duygusu kıskançlığını ve öfkesini yendi. Kaybedeceği birşeysi yoktu nasılsa.</p>
<p>Elini uzatıp yavaşça aldı fotoğrafı.</p>
<p>Baktı.</p>
<p>Ağlamak istedi doyasıya&#8230;</p>
<p>Doyasıya gülmekte istedi.</p>
<p>Güzel çekilmiş bir fotoğraftı. Kızda güzeldi.</p>
<p>Kendi fotoğrafıydı.</p>
<p>Bir ara kendisinden habersiz çekmiş olmalıydı.</p>
<p>Eğildi kocasını yanağından öptü.</p>
<p>Erkek tebessüm etti.</p>
<p>Uyuyormuş gibi yapıyordu&#8230;</p>
<p><em>KARŞINIZDAKİNİN SİZİ DEĞERLİ HİSSETTİREBİLMESİ İÇİN ONA İZİN VERİN&#8230; BUNDAN ÖTE BİR MUTLULUK YOK YAŞAMDA BUNA İNANIN&#8230;</em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/bilmesen-de-hep-sen-varsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgide pazarlık olmaz</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sevgide-pazarlik-olmaz/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sevgide-pazarlik-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 16:09:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlıksız sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgide pazarlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1751</guid>
		<description><![CDATA[Yeryüzünün yaratılışyaşamın var oluş sebebidir SEVGİ. Yaratıcı; insanı sevgiyle yaratmıştır.Tüm yarattıklarını da sevgiyle yarattığı insanın emrine vakfetmiştir.Varlığınıyaşamını kendisine borçlu olan insandan da karşılığında en çok kendisini sevmesini dilemişistemiştir. Kendisini sevmeyi meleklerde olduğu gibi seçimsiz mümkün kılma kudretine sahipken insanı önemsemesindensevgisinden dolayı irade verip özgür bırakmıştır. Sevgi ispat ister.Rabbimiz ispatlamış.Önemsediği sevdiği insanın hayatını idame ettirebilmesi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeryüzünün yaratılış<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yaşamın var oluş sebebidir SEVGİ.</p>
<p>Yaratıcı; insanı sevgiyle yaratmıştır.Tüm yarattıklarını da sevgiyle yarattığı insanın emrine vakfetmiştir.Varlığını<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yaşamını kendisine borçlu olan insandan da karşılığında en çok kendisini sevmesini dilemiş<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />istemiştir. Kendisini sevmeyi meleklerde olduğu gibi seçimsiz mümkün kılma kudretine sahipken<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> insanı önemsemesinden<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />sevgisinden dolayı irade verip özgür bırakmıştır.</p>
<p>Sevgi ispat ister.Rabbimiz ispatlamış.Önemsediği<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> sevdiği insanın hayatını idame ettirebilmesi için<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> her şeyi düşünmüş.Hava<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />su<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />güneş<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />toprak…O kadar sevmiş ki <img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />kendi ruhundan üflemiş<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> can vermiş.</p>
<p>Cismini” en güzel surette” yaratmış.Tüm ihtiyaçları olan unsurları doğar doğmaz kullanımına sunmuş.</p>
<p>Ruhunun ihtiyacı olan tüm güzellikleri doğumuyla birlikte emrine amade kıldığı gibi en güçsüz anında gönüllü<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />severek<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />tüm ihtiyaçlarını karşılayacak<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />koruyup-kollayacak “Anne” adlı bir meleğin kollarına teslim etmiş.Severek <img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />isteyerek onun tüm ekonomik ihtiyaçlarını karşılayıp<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />gerektiğinde kendi canını geri plana alıp<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> tehlikelere karşı kol kanat geren “baba” gibi bir koruyucu vermiş.</p>
<p>Erginlik yaşında ruhi ve fıtri ihtiyaçlarını giderecek<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />neslinin devamını sağlayacak<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yüreğini muhabbetle<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />huzurla dolduracak “sevgili” yaratmış.</p>
<p>Yaratıcı’nın sevgisinin ahretteki adı ise “cennet” olmuş.Kendisini sevenlerin sevgisini yaşantısıyla ispatlayanların ahret ödülü.</p>
<p>Peki bu ispat nasıl olmalı? Sadece Anadolu tabiriyle“kuru-kuru gadan alam” demekle iş bitermi?Yada pazarlıklı bir sevgimi? “Allah’ım! Benim şu<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />şu ihtiyaç ve isteklerimi verirsen seni severim(!)” mantık(sızlığ)ı mı?</p>
<p>İnsanın Allah’a sevgisinin ispatı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> en değerli<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />hayati organı(et parçası olan kalp değil) yüreğinde<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> baş köşeyi başka hiç kimseyi O’nun sevgisine eş tutmadan tahsis edebilmektir.Tatlı canını hiç düşünmeden Canan’ının yoluna feda edebilmektir.</p>
<p>İbrahim misali çok sevdiğini<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />En Sevgili’ye kurban etmek için yüz üstü yatırabilme kararlılığını<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ateşe hiç düşünmeden atlayabilme yürekliliğini sergileyebilmektir.</p>
<p>Habib’inin dediğini; “Bir elime ayı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> bir elime güneşi verseler de yinede davamdan vaz geçmem” deyip dimdik ayakta durabilmektir.</p>
<p>Sevginin insan insana boyutuna baktığımızda; yine pazarlıksız olmalıdır sevgi.<br />
“ Ben seni severim ama………”??????<br />
Benim gibi düşünürsen<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />benim sevdiklerimi seversen<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />benim dediklerimi yaparsan!!!!!<br />
Yaratan’ın yarattığı fıtrata aykırı yaşamayan tüm insanları “amasız” sevebilmektir gerçek sevgi. Dostu<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />sevgiliyi kendi kalıplarımıza sokmaya çalışıp<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />“sen bu çerçeveye uymuyorsun<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> o halde ya benim istediğim gibi ol<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> yada ben seni sevmem” bencilliğini yenebilmektir sevgi.</p>
<p>En ufak bir kusurunda<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> hatasında<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />kendimizi dev aynasında görüp<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> seyredip onların kusurlarıyla da güzel olduğunu fark etmemekte ısrarcı olmamanın adıdır sevgi.</p>
<p>İsteklerimiz doğrultusunda hareket edip<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> düşünecek insan imal eden fabrikalar olmadığına göre;</p>
<p>Olsaydı da bunların kimlik<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> kişilik sahibi duyguyu<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> sevgiyi<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yaşamı paylaştığımız<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> canımız<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> cananımız İNSAN lar olmayacağını<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> birer ROBOT mesabesinde olacaklarını idrak edip<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" /> Sevip yarattıklarını sevelim Yaratan’dan ötürü.</p>
<p>Selam ve muhabbet ola…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sevgide-pazarlik-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefes Nefese</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/nefes-nefese/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/nefes-nefese/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 14:52:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[nefes almak]]></category>
		<category><![CDATA[nefes nefese]]></category>
		<category><![CDATA[nefesimsin]]></category>
		<category><![CDATA[nefessizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1551</guid>
		<description><![CDATA[Hangi filmdi okadın adama şöyle diyordu:sensiz yaşayamam demiyorum.sensiz yaşayabilirim tabi ki.Ama ben bunu yapmak istemiyorum. Tüm o romantizm ezberlerini bozanama aslında tüm gücünüde bu gerçeklikten alan gerçek bir romantizm. Gerçekten bu hayatta &#8220;kim&#8221;siz yada &#8220;ne&#8221;siz yaşayamayız ki?Dün kalkan o&#8221;çok erken gitti&#8221; dediğimiz cenazeleri bugün unutmadık mı?Geçen gün &#8220;onsuz olmaz&#8221;dediklerimiz olmadan yaşamaya alışmadık mı?Bir zamanlar &#8220;olmazsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #9932cc;"><strong>Hangi filmdi o<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />kadın adama şöyle diyordu:sensiz yaşayamam demiyorum.sensiz yaşayabilirim tabi ki.Ama ben bunu yapmak istemiyorum.<br />
Tüm o romantizm ezberlerini bozan<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ama aslında tüm gücünüde bu gerçeklikten alan gerçek bir romantizm.<br />
Gerçekten bu hayatta &#8220;kim&#8221;siz yada &#8220;ne&#8221;siz yaşayamayız ki?Dün kalkan o&#8221;çok erken gitti&#8221; dediğimiz cenazeleri bugün unutmadık mı?Geçen gün &#8220;onsuz olmaz&#8221;dediklerimiz olmadan yaşamaya alışmadık mı?Bir zamanlar &#8220;olmazsa olmaz&#8221;dediğimiz ama şimdi pekala onlar olmadan da yaşayabildiğimiz ne çok şey var.Bir anne-baba belki evlat acılarını ölene kadar kalplerinde yaşıyorlar<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ama sonuçta hayat onlar içinde bir şekilde devam etmiyor mu?<br />
İnsan evladı olmadan bile yaşayabiliyorsa kim yada ne olmadan yaşayamaz ki?<br />
Burada biraz durup<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />nefes alıyorum ve düşünüyorum.Evet <img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />bir şey varki o olmadan yaşanmıyor:nefesimiz&#8230;<br />
Ama kim bir şiir yazmıştır<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />sensiz yaşayamam ey nefesim diye<br />
Kim hüzünlü bir şarkı bestelemiştir<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />senden ayrılamam diye nefesine.<br />
Kimin romanında bir kahraman olmuştur<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />o bitince romanında biteceği nefes.<br />
Doğru<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />bunu zaten biliyoruz;anlatmaya<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />türküler söylemeye ne gerek var.<br />
Tıpkı yarın sabah güneşin doğacağı gibi.Bu kış havaların soğuyup<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yazın tekrar ısınacağı gibi.<br />
Yer çekimi kanunu gibi&#8230;Ama ben içimde yıllardır benimle yaşayan<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />benim heyecanıma<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />hüznüme<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />acılarıma<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />sevinçlerime ortak olan;benimle beraber yükselip benimle beraber alçalan;ben ağlarken hıçkırıklara boğulan;ben heyecanlanınca o da hızlanan;ben bunalınca o da daralan;ben lokmamı yutarken<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />suyumu içerken durup beni bekleyen nefesimi görmezden gelemedim.<br />
Şimdiye kadar onu hep yok saydım.Hiç bir zaman onu kendimden ayırıp<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ayrı bir varlık olarak tanıtmadım.Ben mine buda benim nefesim demedim.<br />
Kimse beni nefesimden ayrı taktim etmedi.<br />
Kimse onun hatırını sormadı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ben bile.<br />
Kimse ona bir isim koymadı<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />ben dahil.</strong></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="color: #9932cc;"><strong><br />
Ama hiç birşey için geç değildir.Şimdi itiraf ediyorum ey nefesim:<br />
Sensiz yaşayamam<img title="Virgül" src="http://www.ilahiyatforum.com/forum/images/smilies/virguli.gif" border="0" alt="" />yaşamak da istemem.Sen benim vazgeçilmezimsin.İyi ki varsın.İyi ki varedilmeye devam ediyorsun.Yaşadığım sürece seni hep alıp vereceğim.<br />
Ama şunu bil ki seninle alıp veremediğim hiç bir şey yok&#8230;!</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/nefes-nefese/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin duygularını ifade etme şekilleri</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkeklerin-duygularini-ifade-etme-sekilleri/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkeklerin-duygularini-ifade-etme-sekilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 16:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler duygularını nasıl belli eder]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1514</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler kadınlar kadar duygularını rahat belli edemiyorlar. İki karşı cins arasında doğup gelişen “sevgi” ve “aşk”, kolay ifade edilebilen bir duygu değil. Sevgi sözcüklerini sadece bir gün değil, bir hayata serpiştirerek söyleyebilmek, özellikle erkekler için zor bir süreç. Erkekler, kadınlara göre duygularını karşı tarafa hissettirmede ve bunu sözcüklerle ifade etmede büyük bir zorluk yaşıyorlar. Psikiyatristlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler kadınlar kadar duygularını rahat belli edemiyorlar.</p>
<p>İki karşı cins arasında doğup gelişen “sevgi” ve “aşk”, kolay ifade edilebilen bir duygu değil. Sevgi sözcüklerini sadece bir gün değil, bir hayata serpiştirerek söyleyebilmek, özellikle erkekler için zor bir süreç. Erkekler, kadınlara göre duygularını karşı tarafa hissettirmede ve bunu sözcüklerle ifade etmede büyük bir zorluk yaşıyorlar. Psikiyatristlerin “benlik sınırları” içerisinde değerlendirdikleri bu olgunun erkekler açısından birçok sebebi var. Evliyken eşlerine, nişanlı iken sevgililerine aşk sözcükleri fısıldamakta zorlanan erkeklerin kadınlara göre daha utangaç bir yapıda olmaları, bunun en büyük nedenleri arasında. Duygularını dışa vurmada erkeklerden daha yetenekli olan kadınlar, sevgilerini her an göstermekten ve duygusal bir tavır sergilemekten çekinmezken erkekler, duygularını paylaşıp söylemekte büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Kadınların konuşma yetilerinin erkeklere göre daha gelişmiş olması ve daha açık olmaları, onların sevgilerini daha rahat ifade edebilmelerinde etkili olan unsurların başında geliyor. Her zaman kadının efendisi, evin reisi olacakları hissiyle yetişen erkeklerin toplumsal baskı ve anlayışlar karşısındaki tavırları da, onların sevgilerini ifade etmelerine engel oluyor. Erkek egemen bir toplumda duygularını çabuk açığa vuran erkeklere karşı oluşan önyargının ve “bıyık altından gülmenin” yaşanması, erkeklerin sevgilerini gizlemelerine yol açıyor. Sevgilerini sürekli ifade etmekle küçük düşeceklerini ve erkeklik gururunun zedeleneceğini düşünen erkekler, kadınlara göre daha az sevgi sözcükleri sarf ediyorlar. Sevgiyi itiraf etmeyi karşı tarafa bağımlı hale gelmekle eşdeğer tutan erkekler, bir başkasına, üstelik “kendisinden daha zayıf kabul ettiği” birisine bağlı olmaktan kaçınıyorlar.</p>
<p>Düşünce ve eylemi birleştiren somut bir duygu süreci olan sevginin azalmasından şikayetçi olan taraf ise genellikle kadınlar oluyor. Duygusal bakımdan hassas olan kadınlar, sevdikleri insandan sürekli olarak sevgi ve şefkat dolu kelimeler duymayı, kendilerinin onun için en önemli kişi olduklarını hissetmeyi ve duygularını her zaman paylaşmayı arzuluyorlar. Genellikle evlilikten birkaç yıl sonra aralarına yerleşen suskunluk perdesini aralamaya gayret etmeyen çiftlerin ilişkileri de pasif bir sevgiye dönüşüyor ve böylece sorunlar başlıyor. Evlilik öncesinde ve evliliklerinin ilk yıllarında sevgileriyle her engeli aşabileceklerine ve bütün sorunları birlikte çözebileceklerine inanan çiftler, güçlü duygularının hayat karşısında bir büyü gibi erimesini ve küçücük problemlerin kartopu gibi büyümesini suskunlukla ya da büyük harfli sözcüklerle konuşarak izliyorlar. Oysa her iki taraf da içlerinde hissettikleri aşkı sözcüklerle dışarı çıkarabilseler ve “seni seviyorum” sözcüğünü gerçekten hissederek söyleyebilseler, yalpalayan ilişkilerinin sakin bir limana ulaştığını görecekler.<br />
Ona sevginizi ifade etmek için&#8230;</p>
<p>Onu sevdiğinizi sık sık söyleyin.</p>
<p>Onun, sizin için hayatta en önemli kişi olduğunu her an hissettirin.</p>
<p>Peygamberimiz’in “Birbirinize sevdiğinizi söyleyin.” hadis-i şerifini kendinize rehber edinin.</p>
<p>Onunla saygılı bir şekilde konuştuğunuz gibi, onu dinlemesini de bilin.</p>
<p>Açık olun, duygularınızı paylaşın.</p>
<p>Sevginizi sadece kelimelerle değil, davranışlarla da belli edin. İlişkinize özen gösterin. Sevginizin sürekli farkında olun.</p>
<p>Birbirinizin benliğini geliştirmeye önem verin. Evliliğin nihai amacının ‘ruhsal tekâmül’ olduğunu unutmayın.</p>
<p>Günlük hayatın karmaşalarında boğulup gitmeyin, birbirinize zaman ayırın.</p>
<p><a href="http://www.kadinlaricin.net/"><img longdesc="http://www.kadinlaricin.net/" src="http://www.kadinlaricin.net/kadin.jpg" border="0" alt="Kadınlar " width="3" height="7" /></a> Erkekler duygularını nasıl belli eder hakkinda aciklamalar Erkekler duygularını nasıl belli eder konusunda bilgiler.<span> </span></p>
<p>İki karşı cins arasında doğup gelişen “sevgi” ve “aşk”, kolay ifade edilebilen bir duygu değil. Sevgi sözcüklerini sadece bir gün değil, bir hayata serpiştirerek söyleyebilmek, özellikle erkekler için zor bir süreç. Erkekler, kadınlara göre duygularını karşı tarafa hissettirmede ve bunu sözcüklerle ifade etmede büyük bir zorluk yaşıyorlar. Psikiyatristlerin “benlik sınırları” içerisinde değerlendirdikleri bu olgunun erkekler açısından birçok sebebi var. Evliyken eşlerine, nişanlı iken sevgililerine aşk sözcükleri fısıldamakta zorlanan erkeklerin kadınlara göre daha utangaç bir yapıda olmaları, bunun en büyük nedenleri arasında. Duygularını dışa vurmada erkeklerden daha yetenekli olan kadınlar, sevgilerini her an göstermekten ve duygusal bir tavır sergilemekten çekinmezken erkekler, duygularını paylaşıp söylemekte büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Kadınların konuşma yetilerinin erkeklere göre daha gelişmiş olması ve daha açık olmaları, onların sevgilerini daha rahat ifade edebilmelerinde etkili olan unsurların başında geliyor. Her zaman kadının efendisi, evin reisi olacakları hissiyle yetişen erkeklerin toplumsal baskı ve anlayışlar karşısındaki tavırları da, onların sevgilerini ifade etmelerine engel oluyor. Erkek egemen bir toplumda duygularını çabuk açığa vuran erkeklere karşı oluşan önyargının ve “bıyık altından gülmenin” yaşanması, erkeklerin sevgilerini gizlemelerine yol açıyor. Sevgilerini sürekli ifade etmekle küçük düşeceklerini ve erkeklik gururunun zedeleneceğini düşünen erkekler, kadınlara göre daha az sevgi sözcükleri sarf ediyorlar. Sevgiyi itiraf etmeyi karşı tarafa bağımlı hale gelmekle eşdeğer tutan erkekler, bir başkasına, üstelik “kendisinden daha zayıf kabul ettiği” birisine bağlı olmaktan kaçınıyorlar.</p>
<p>Düşünce ve eylemi birleştiren somut bir duygu süreci olan sevginin azalmasından şikayetçi olan taraf ise genellikle kadınlar oluyor. Duygusal bakımdan hassas olan kadınlar, sevdikleri insandan sürekli olarak sevgi ve şefkat dolu kelimeler duymayı, kendilerinin onun için en önemli kişi olduklarını hissetmeyi ve duygularını her zaman paylaşmayı arzuluyorlar. Genellikle evlilikten birkaç yıl sonra aralarına yerleşen suskunluk perdesini aralamaya gayret etmeyen çiftlerin ilişkileri de pasif bir sevgiye dönüşüyor ve böylece sorunlar başlıyor. Evlilik öncesinde ve evliliklerinin ilk yıllarında sevgileriyle her engeli aşabileceklerine ve bütün sorunları birlikte çözebileceklerine inanan çiftler, güçlü duygularının hayat karşısında bir büyü gibi erimesini ve küçücük problemlerin kartopu gibi büyümesini suskunlukla ya da büyük harfli sözcüklerle konuşarak izliyorlar. Oysa her iki taraf da içlerinde hissettikleri aşkı sözcüklerle dışarı çıkarabilseler ve “seni seviyorum” sözcüğünü gerçekten hissederek söyleyebilseler, yalpalayan ilişkilerinin sakin bir limana ulaştığını görecekler.<br />
Ona sevginizi ifade etmek için&#8230;</p>
<p>Onu sevdiğinizi sık sık söyleyin.</p>
<p>Onun, sizin için hayatta en önemli kişi olduğunu her an hissettirin.</p>
<p>Peygamberimiz’in “Birbirinize sevdiğinizi söyleyin.” hadis-i şerifini kendinize rehber edinin.</p>
<p>Onunla saygılı bir şekilde konuştuğunuz gibi, onu dinlemesini de bilin.</p>
<p>Açık olun, duygularınızı paylaşın.</p>
<p>Sevginizi sadece kelimelerle değil, davranışlarla da belli edin. İlişkinize özen gösterin. Sevginizin sürekli farkında olun.</p>
<p>Birbirinizin benliğini geliştirmeye önem verin. Evliliğin nihai amacının ‘ruhsal tekâmül’ olduğunu unutmayın.</p>
<p>Günlük hayatın karmaşalarında boğulup gitmeyin, birbirinize zaman ayırın.</p>
<p><a href="http://www.kadinlaricin.net/"><img longdesc="http://www.kadinlaricin.net/" src="http://www.kadinlaricin.net/kadin.jpg" border="0" alt="Kadınlar " width="3" height="7" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkeklerin-duygularini-ifade-etme-sekilleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın halleri</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/askin-halleri/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/askin-halleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Mar 2011 17:01:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hakkında yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın halleri]]></category>
		<category><![CDATA[cem mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[libido]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1507</guid>
		<description><![CDATA[Psikiyatr Dr. Cem Mumcu&#8217;nun bir yazısı;     Herkes kendi meşrebince sever bir diğerini. Öyle çok aşk yaşadı ki insanoğlu var olduğu günden beri. Ben bile oturup yazmaya kalksam bildiklerimi, bitiremem bir ömür boyu. Ama yine de kaç çeşit sevebiliriz birbirimizi? Şeyleri anlamak için zaman zaman sınıflandırırız çünkü. Batı düşüncesi -doğuya göre- daha çok sever sınıflamayı, bölmeyi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatr Dr. Cem Mumcu&#8217;nun bir yazısı;    </p>
<p>Herkes kendi meşrebince sever bir diğerini. Öyle çok aşk yaşadı ki insanoğlu var olduğu günden beri. Ben bile oturup yazmaya kalksam bildiklerimi, bitiremem bir ömür boyu. Ama yine de kaç çeşit sevebiliriz birbirimizi? Şeyleri anlamak için zaman zaman sınıflandırırız çünkü. Batı düşüncesi -doğuya göre- daha çok sever sınıflamayı, bölmeyi. O yüzden daha iyi anlar insan. Bu anlama zihinsel bir anlamadır gerçi. Yine de daha çok güven verir. Doğu, meseleyi zihnin ötesine de taşıdığı için zordur. Çoğu, içine alamaz. Oysa doğuda “iç” ve “dış” bile kesin çizgilerle ayrılmaz. (Doctor Maximus’u okuyup anlamaya çalışanlar bilirler.)<br />
     <br />
     Gerçek ilişkide hepsi var. Batı düşüncesinde aşkın temel anlamda dört çeşidi var. Basitçe anlatmak gerekirse ilki libido. Bu bildiğiniz seks ya da şehvet. Sonra eros geliyor. Bu yaratmaya ve üretmeye dönük ve daha yüksek ve derin biçimi aşkın. Sonra philia geliyor: Daha dostluğa, kardeşliğe yakın bir sevme biçimi. Ve agape : adanmış, karşılıksız, menfaatsiz sevgi.<br />
     <br />
     Gerçek bir ilişki ve aşk deneyiminde bunların hepsinin olması ideal olanı. Libidonun tümüyle bastırılması veya agapenin hiç olmaması gibi durumların nelere yol açtığını aslında sizler de biliyorsunuz. Genellemelerin tehlikesini bile bile “aslında hepimiz yaklaşık olarak bu dördünün iyi oranlarda karıştığı bir ilişkiyi istiyoruz” diyebiliriz.<br />
     <br />
     Bunu çeşitli biçimlerde de günlük hayatımızda dile getiriyoruz. “Artık kardeş gibi olduk”, “Onu seviyorum ama öyle değil” gibi konuşmalarda libido neredeyse hiç yok. Hatta genellikle bu durumlarda gözümüz dışarıya kaymaya başlıyor. Gözümüzün peşinden gidersek aldatıyoruz. Aldatmanın verdiği suçlulukla iyiden iyiye sıkışıyoruz.<br />
     <br />
     Ertesi gün telefonla aranmayı bekleyen sağlıklı kadın, aslında libidosunu yaşadığı adamın eros’unu, philia’sını ve agape’sini teyit etmek istiyor. Erkek de aslında bu dördünün var olduğu bir ilişkiyi vaat ettiği için arıyor o kadını.<br />
     <br />
     Oysa bize bir şeyler oldu. Arzu ettiğimiz şeyin derinliğinden korkar olduk.<br />
     <br />
     Bastırılmış cinselliğimizin -üzerindeki örtüyü atıp- nevrotik saçmalıklarını aştık derken, aşktan korkar olduk. Tenimizin arzularını hissetmeye başladık, fakat bu kez de bedenimizi bir makine gibi kullanıp ana hislerimizi yaşayamaz olduk. (Makineler her şeyi yapabilirler ama hissedemezler.) Umursamazlığı, kayıtsızlığı, arzu etmeyişi, heyecansızlığı ‘cool’ bulmaya başladık. Derin ve yüksek olan insani hisleri ‘ezik’lik olarak görmeye başladık. Bedenlerimiz özgürleşirken ruhlarımız buna eşlik etmedi. Erotik diye tarif ettiğimiz şeyler aslında erotik değil. Eros’u libido’ya kurban ettik bu kez de.<br />
     <br />
     Ruhun çıplaklığını paylaşamıyoruz<br />
     Anne ve babalarımız seksin olmadığı bir aşkı aradılar, aramak zorunda kaldılar. Biz ise aşkın olmadığı bir seksin içinde kavrulmaya başladık. Onlar seksten korktular, biz aşktan korkuyoruz. Aşkı bir istilâ gibi yaşıyoruz. O istilâdan korkuyoruz. Libidomuzu erostan kaçışın bir aracı olarak kullanıyoruz.. Ötekine uzanmayan, diğerine karışmayan, -iç sıkıntısını bastırmak için yapılan mastürbasyonlar gibi- diğerinde erimeyen sevişmeler yaşıyoruz.<br />
     <br />
     Aşkın bu dört yönünü birden isterken karşımızdakine bu isteğimizi söylemekten utanıyoruz. Sevişmekten utanmadığımız birine bunu söylemekten çok utanıyoruz! Ruhumuzun çıplaklığını paylaşamıyoruz. Ve o örtük ruhumuzu geçici olarak rahatlatmak için bedenimizi soyup sevişiyoruz.<br />
     <br />
     Bir zamanlar sadece dizgini olan atın şimdilerde dizginlerini boşalttık. Elimizdeki kırbacı şaklatıyoruz bedenine. Onu koşturmayı başardık, oysa dikey düzlemdeki şahlanma isteğini tümüyle unuttuk. Dahası onun hâlâ üstündeyiz. Onun kendisi olmayı, onunla bir bütün olmayı başardığımızda ne dizgin ne kırbaç kalacak. Bunun tek yolu ise bir istila gibi yaşadığımız aşk. Aşk ise kendinden vazgeçenin olabileceği, “bir başkası”nın kalmadığı bir bütünlük durumu. Bizi ancak bir başkası istilâ edebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/askin-halleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk buluşmada nelere dikkat edilmeli?</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/ilk-bulusmada-nelere-dikkat-edilmeli/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/ilk-bulusmada-nelere-dikkat-edilmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 17:34:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[ilk randevu]]></category>
		<category><![CDATA[ilk randevu nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[ilk randevuda dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1480</guid>
		<description><![CDATA[İlk randevunuzda yapmanız ve yapmamanız gerekenler.    Sevgili adayınızla ilk buluşmanızda nelere dikkat etmelisiniz? Nelerden sakınmalı, hangi detayları mutlaka uygulamalısınız?            İlk buluşmanın neredeyse bir iş görüşmesi kadar stresli ve heyecanlı olduğu malumdur. Giydiğin kıyafet, elinin-kolunun duruşu, seçtiğin kelimeler, bakışın, çizdiğin imaj… “İyi bir izlenim bırakıyor musun, bırakmıyor musun?” aklında sürekli bu soru… Pudra.com size kolaylık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk randevunuzda yapmanız ve yapmamanız gerekenler.   </p>
<p>Sevgili adayınızla ilk buluşmanızda nelere dikkat etmelisiniz? Nelerden sakınmalı, hangi detayları mutlaka uygulamalısınız?<br />
     <br />
     İlk buluşmanın neredeyse bir iş görüşmesi kadar stresli ve heyecanlı olduğu malumdur. Giydiğin kıyafet, elinin-kolunun duruşu, seçtiğin kelimeler, bakışın, çizdiğin imaj… “İyi bir izlenim bırakıyor musun, bırakmıyor musun?” aklında sürekli bu soru… Pudra.com size kolaylık sağlayacak bir rehber hazırladı.<br />
     <br />
     Bu stres ve heyecan dolu ilk randevuda nelerden sakınmalı ve nasıl ufak hileler yapılmalı? Hepsi burada…<br />
     <br />
     Nelerden sakınmalı?<br />
     Randevunuzun daha sonuna gelmeden partner adayınızın bir anda işinin çıkarak masadan kalkmasını veya buluşma sonrasında çalan telefonlarınızda asla ekranda onun isminin yazmamasını istemezsiniz herhalde… O zaman öncelikle mutlaka uzak durmanız gereken noktaları sizlerle paylaşmak istiyoruz.<br />
     <br />
     Ne giyeceğinizi irdelemeyin<br />
     Durmaksızın ne giyeceğiniz/giymeyeceğiniz hakkında düşünmeniz pek işinize yaramayacaktır. Sadece biz size kesinlikle uzak durmanız gereken bir durumu söyleyelim: fazla karmaşık giyinmek… Çünkü bu karmaşıklık hem sizin rahat hissetmemenize hem de karşınızdakinin sizi iğreti bulmasına yol açabilecektir. Önerimiz “size benzeyen kıyafeti” giymeniz. Çünkü ancak onun içinde kendinizi rahat hissedecek ve karşınızdaki kişinin gözünde değer kazanacaksınızdır.<br />
     <br />
     Makyaja abanmayın<br />
     Özellikle bu ilk randevuda, yüzünüzü makyajın arkasına saklamayın! Unutmayın ağır bir makyaj maske gibidir. İlk buluşmada karşınızdaki kişi sizi tanımaya, anlamaya çalışmaktadır. Bu yüzden ne kadar doğallığı yansıtan bir makyaj uygularsanız o kadar etkileyici; ne kadar yoğun bir makyaj yaparsanız da o kadar itici olursunuz o erkeğin gözünde… Doğal makyaj nasıl yapılır derseniz de yazımıza mutlaka göz atın.<br />
     <br />
     Ortak olmaya çalışmayın<br />
     Sırf sevgili adayınız konservatuarda okuyor diye klasik müzikten çok anlamamanıza rağmen Chopin hayranıymış gibi konuşmanız; veya o sinemadan hoşlanıyor diye filmlerini hiç izlemediğiniz bir yönetmeni eleştirmeye kalkmanız ilk randevuda düşeceğiniz en büyük tuzaklardan biridir. Çünkü bu konuşan siz değilsinizdir! Tamam, belki zevkleriniz pek ortak değil! Ama birbirinizin ilgisini çektiyseniz, illa ki ortak zevklere sahip olmanız gerekmez. Ayrıca aynı fikirde olmasanız da konuşacak birçok ortak konu bulmanız ve birbirinizden etkilenmeniz oldukça mümkün.<br />
     <br />
     Sürekli kendinizi anlatmayın<br />
     Evet bazı noktalarda kendinizden bahsetmeniz gayet iyi bir durumdur. Kendi farkındalığınızın göstergesidir ve kesinlikle dozunu kaçırmadığınız sürece seçtiğiniz kelimelerle karşınızdaki kişiyi çoğu zaman etkileyebilirsiniz. Ama işin dozu kaçtığında, yani durmaksızın kendinizden, evinizden, ailenizden, köpeğinizden ve arkadaşlarınızdan bahseder hale geldiğinizde bu bir erkek için koşarak uzaklaşma nedenidir. Olaya bir de şöyle bakın: Siz sadece kısa ipuçları verin, bırakın sizi o çözmeye, tanımaya çalışsın! Emin olun bu, duruma daha fazla heyecan ve keyif katacaktır…<br />
     <br />
     Birkaç tüyomuz da var!<br />
     Tabii sadece kaçınılması gereken davranışları size sayıp yazımızı bu şekilde bitirmeyeceğiz. Şimdi sırada ilk randevu için birkaç önerimiz var. İşte ilk buluşmanızda işinize yarayacak birkaç ufak hile!<br />
     Bu arada tüyolarımıza geçmeden önce bir de Tanışmada vücut dilinin önemi yazımıza da bir göz atmanızı öneririz&#8230;<br />
     <br />
     Güzel ve bakımlı olun<br />
     Baştan aşağı güzel ve bakımlı olmaya çok özen gösterin. Burada ne giydiğinizden çok nasıl giyindiğinize, ne sürdüğünüzden çok nasıl hazırlanmış olduğunuza değiniyoruz. Tırnaklarınız mutlaka manikürlü, saçlarınız mutlaka bakımlı, parfümünüz mutlaka hafif, dişleriniz mutlaka beyaz olsun! Kıyafetinizin buruşuk veya lekeli olmamasına, ayaklarınızın bakımlı gözüküyor olmasına mutlaka özen gösterin! Bizim önerilerimiz bunlar… Bakımlı olmak için pudra.com’un güzellik dünyasına dalmanızı öneririz!<br />
     <br />
     Soru sorun<br />
     İyi bir dinleyici olmak çok önemlidir. Karşınızdaki kişiyi can kulağıyla dinliyor ve onunla ilgileniyor gözükmeniz oldukça etkili bir detaydır. Bunun için de o bir şey anlatıyorken gözlerinin içine bakıyor olmak veya ara ara ona anlattığı konuyla ilgili sorular sormak veya ufak ufak başınızla onaylamak gibi detaylar uygulayabilirsiniz. Ama dikkat, soru soracağım derken aptal gibi gözükmeyin; sorularınızı mutlaka süzgeçten geçirin ve akıllıca (az ve öz) sorular sormaya dikkat edin. İyi bir dinleyici olmanın yolları yazımızdan da yararlanabilirsiniz.<br />
     <br />
     Konuşurken konu değiştirin<br />
     Mesela konu sizin hayranlık duyduğunuz bir sanatçıdan açıldı. Saatlerce o sanatçının özgeçmişi, kariyeri, eserleri ve hayatı üzerine konuşarak tek bir konuya takıntılı şekilde bağlık olmak yerine; birkaç farklı konudan daha kısaca ve daha az detaylı konuşmaya özen gösterin! Bu arada not düşelim; ilk buluşmada aldığınız kararlar veya gelecek üzerine yaptığınız planlar hakkında hiç konuşmayın! Bu konular erkekleri uzaklaştıracaktır&#8230;<br />
     <br />
     Gülümseyin<br />
     Gülümsemenin iletişimdeki olumlu etkisi paha biçilemez! İlk randevuda da somurtup oturmaktan veya cool olacağım diye surat asmaktansa güler yüzlü olmanız çok daha işe yarayacaktır. Tabii her söylediğiniz cümlenin sonunda kocaman bir şekilde sırıtmanızdan bahsetmiyoruz burada! Ama olumlu, pozitif ve sıcak bir izlenim yaratacak bir tebessüm ilk randevuda hep üzerinizde olsun…<br />
     <br />
     Sonrasında SMS atın<br />
     Ama bu mesajın gönderim saatine ve metnine dikkat! Bize kalırsa akşam yatmadan önce veya ertesi gün sabah saatinde ona ‘çok keyifli bir gece geçirdiğinizi’ belirten yarı mesafeli yarı sıcak bir mesaj atmanız oldukça etkili olacaktır.<br />
     <br />
     Yemeye içmeye dikkat!<br />
     Eğer yemeğe çıktıysanız çatal-bıçakla yemesi zor mönüleri veya dişlerinizde birtakım izler bırakacak yemekleri tercih etmemenizi öneririz. Ayrıca alkolün dozuna da çok dikkat! İlk randevunuzda sarhoş olup tüm burada yazanları uygulamayı unutmak istemezsiniz herhalde, değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/ilk-bulusmada-nelere-dikkat-edilmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkelerin ayrılma bahaneleri</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkelerin-ayrilma-bahaneleri/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkelerin-ayrilma-bahaneleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 17:27:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık bahaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerin ayrılık bahaneleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1477</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler ilişkilerini bitirmek istediklerinde farklı bahaneler bulurlar.     Bazı erkekler lafı hiç dolandırmadan ayrılmak istediklerini söylerken, bazıları da dürüst olamayıp bahanelere sığınmayı tercih ediyorlar. Yapmanız gereken tek şey mesajları doğru analiz etmek. İşte 7 klasik ayrılma bahanesi!            Siz ilişkinizin çok iyi gittiğini düşünüp en mutlu günlerinizi yaşadığınızı zannederken, o bir gün karşınıza çıkıp aşağıdaki cümlelerden birini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler ilişkilerini bitirmek istediklerinde farklı bahaneler bulurlar.     Bazı erkekler lafı hiç dolandırmadan ayrılmak istediklerini söylerken, bazıları da dürüst olamayıp bahanelere sığınmayı tercih ediyorlar. Yapmanız gereken tek şey mesajları doğru analiz etmek. İşte 7 klasik ayrılma bahanesi!<br />
     <br />
     Siz ilişkinizin çok iyi gittiğini düşünüp en mutlu günlerinizi yaşadığınızı zannederken, o bir gün karşınıza çıkıp aşağıdaki cümlelerden birini kurabilir. Ne demek istediğine kafa yoracağınıza yazımızı okuyarak kendinizi her türlü potansiyel tehlikeye karşı hazırlayabilirsiniz.<br />
     <br />
     1) Zamana ihtiyacım var<br />
     <br />
     Bunu söyleyen erkek, ayrılmak isteyip istemediğinden tam olarak emin değildir. Bir yandan sizi kaybetmek istemezken, diğer yandan dışarıda akan hayatı merak ettiğinden içi içini yemektedir. Erkek arkadaşları yeni kızlarla tanışırken, o kendisini tüm heyecandan uzak hisseder ve bu da onu rahatsız eder. Arkadaşlarını kıskanmaya devam edeceğine, onlara katılmaya karar verir ve bu bahaneyi öne sürer.<br />
     <br />
     Veya daha kötü bir senaryo da şu şekilde olur Sizden gizli gizli görüştüğü biri daha vardır ve artık o daha ağır basmaya başlamıştır. Bunu size direkt olarak söyleyip sizi kırmaktansa, bu yalana sığınmayı tercih eder. Bazı kadınlar bu bahaneyi duyduktan sonra da, ilişkilerinin düzeleceğini ümit edip ilişkiyi bitirmeye yanaşmaz. Böyle bir durumda, ayrılmak isteyen ama bunu söyleyemeyen erkek onu bir süre daha aramaya devam eder. Aramalar başlarda haftada iki veya üç kez gerçekleşirken, giderek seyrekleşir. Ve sonunda tamamen aramayı keser. Hatta kendisine açılan telefonları yanıtlamaz ya da saatler sonra geri döner. Her şeyin bittiğini bir türlü kabullenemeyen kadın çok üstüne gelirse de Çok düşündüm ama maalesef yapamayacağım diyerek işin içinden sıyrılır.<br />
     <br />
     <br />
     2) Sorun sende değil, bende<br />
     <br />
     Bu klişe cümle, artık esprilere ve fıkralara konu olsa da, erkeklerin en sevdiği bahanelerden biri. Belki de ayrıldıktan sonra üzüntüden kendisini yerden yere vuracak olan kız arkadaşlarını üzüntüden kurtarmak için karşılarındakine içten içe birçok mesaj yollarlar. Ne kadar zamandır çıkıyor olsalar da, bir süredir hiçbir şey hissetmedikleri kadından ayrılmak için bir türlü bahane bulamazlar. Aslında o ilişki artık onlar için çekilmez hale gelmiştir. Ayrılmak istediklerini söylediklerinde büyük bir çıngar kopmasından korktuklarından suçu üstlenmeye razı olurlar. Ama belki de asıl suçlu kadındır. Çünkü dayanılmaz kaprisleriyle ilişkiyi sona yaklaştırmıştır.<br />
     <br />
     <br />
     3) &#8220;Ben senin için yeterince iyi değilim&#8221;<br />
     <br />
     Bunu söyleyen bir erkek, karşısındaki kadının ona deli gibi aşık olduğundan emindir. Sevgilisinin hislerinden böylesine emin olan bazı erkekler, bu durumdan ürküp hemen kaçmak isterler. Çünkü ilişki heyecanını, kadın da gizemini kaybetmiş ve artık başka denizlere yelken açmanın zamanı gelmiştir.<br />
     <br />
     &#8221;Ben, seni senin beni sevdiğin kadar sevmiyorum&#8221; diyemeyeceklerinden, bu yönteme başvururlar. Belki zamanla onlar da aynı şiddette hisler beslemeye başlayabileceklerini düşünürler ama diğer yandan ağır basan &#8216;her çiçeğe konma&#8217; isteği akıllarını çeler.<br />
     <br />
     <br />
     4) &#8220;Ailevi sorunlarım var&#8221;<br />
     <br />
     Gayet mutlu bir aile yaşantısı olsa da böyle bir bahaneye itiraz edemeyeceğinizden, hatta saygı duyacağınızdan emindir. Aile içinde yaşanan sorunlar zamanla halledilebileceğinden, size istediği zaman geri dönebilecek yüzü olduğunu düşünür.<br />
     <br />
     Ayrılma isteğini kadının şu şekilde düşüneceğine inanır: Ailesine bu derece bağlı bir erkek, sırf bu yüzden ayrılmak istiyorsa, aile yaşantısına gerçekten çok önem veriyor demektir. İleride evliliğinde bir sorun olursa, her şeyi boşverip sorunu giderme yolunda elinden geleni yapacaktır. Ama gerçekte erkek ilişkiden sıkılmıştır ve aklına bundan iyi bir bahane gelmemektedir.<br />
     <br />
     Veya gerçekten ailesiyle ilgili sorunları vardır. Ama bu durumda sorunların kaynağı belki de sizsinizdir. Annesi veya babası sizi onaylamadığından, oğullarına sizden ayrılmasını söylemiş olabilir. Eğer o da bir anne kuzusuysa veya ailesinden gelen paraya muhtaçsa, onların sözünden dışarı çıkmak istemez ve ne yapıp edip sizden ayrılır.<br />
     <br />
     <br />
     5) &#8220;İlişkimizde heyecan kalmadı&#8221;<br />
     <br />
     Bunu diyen erkek, yeni heyecanlar peşindedir. Mümkünse, her gece başka bir kadınla birlikte olmak istediğinden, önünün açılmasını ister. Bu durumda önündeki tek engel olduğunuzdan da size kapıyı gösterir. Siz &#8220;Onun ilk günlerdeki heyecanını nasıl canlandırabilirim&#8221; diye düşünüp yeni bir saç şekli, yeni kıyafetler veya spor salonuna üyelik gibi şeylere başvurmak isteyebilirsiniz. Ama boşu boşuna kendinizi yormayın çünkü o çoktan kendine yeni Facebook arkadaşları edinmiştir.<br />
     <br />
     <br />
     6) &#8220;İşlerimi yoluna koymalıyım&#8221;<br />
     <br />
     Sizinle çok güzel zaman geçiriyor olsa da aklı sizden önceki sevgilisindedir. Ona olan hislerinin tam olarak bitip bitmediğinden emin olmadığından son bir kez hislerini tartmak ister. Sizi de aldatmak istemediğinden, bu yola başvurur. Siz ise, bu ayrılma sebebinin ardından ümitlerinizi kaybetmediğinizden onu beklemeye devam edersiniz. Çünkü sevgilinizin işlerini yoluna koyduktan sonra size döneceğinden eminsinizdir. Aslında tam da onun istediği şeyi yaparsınız çünkü eğer eski sevgilisiyle işler istediği gibi gitmezse, gönül rahatlığıyla size dönebilecektir. Eğer her şey istediği gibi giderse, o zaman size kesin bir dille bu ilişkinin bittiğini söyleyebilir.<br />
     <br />
     <br />
     7) &#8220;Psikolojik sorunlarım var&#8221;<br />
     <br />
     Tıpkı bir suçlunun cezasını hafifletmek için deli taklidi yapması gibi, erkekler de bazen bu bahaneye sığınırlar. Aslında hiçbir sorunları yoktur ama belki de ondan korkup uzaklaşmak isteyeceğinizi düşündüklerinden böyle söylerler. Hatta bunu dile getirmeden önce dengesiz hareketler sergileyip, bahanelerine kanıt yaratmayı amaçlarlar. Siz de bir deliyle uğraşmak istemeyeceğinizden, ayrılmak isteğine itiraz etmezsiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkelerin-ayrilma-bahaneleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler neden daha az konuşur?</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkekler-neden-daha-az-konusur/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkekler-neden-daha-az-konusur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 18:07:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler neden susar]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal roller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1471</guid>
		<description><![CDATA[En çiddi tartışmalarda bile sukunetlerini koruyan ve kadınların daha çok sinirlenmesine neden olan erkeler neden susarlar? Konuştukça konuşası gelen bir kadın ve suskunluğa gömüldükçe gömülen bir erkek… Bu çift size pek yabancı gelmiyordur herhalde. Kadın – erkek ilişkilerinin çoğunda durum aynıdır, hatta o kadar aynıdır ki kadının erkekten çok daha fazla konuştuğu saptaması bilimsel araştırmalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En çiddi tartışmalarda bile sukunetlerini koruyan ve kadınların daha çok sinirlenmesine neden olan erkeler neden susarlar?</p>
<p>Konuştukça konuşası gelen bir kadın ve suskunluğa gömüldükçe gömülen bir erkek… Bu çift size pek yabancı gelmiyordur herhalde. Kadın – erkek ilişkilerinin çoğunda durum aynıdır, hatta o kadar aynıdır ki kadının erkekten çok daha fazla konuştuğu saptaması bilimsel araştırmalara bile konu olmuştur.</p>
<p>Bir kadının ağzından günde 23 bin kelime çıkarken (ki hiç fena bir rakam değil!), erkeğin ağzından en iyi ihtimalle bunun yarısı kadar kelime çıkar, tabii eğer avukat değilse… Dolayısıyla birlikte olduğunuz erkeğin az konuşmasına, özellikle de kritik durumlarda sessiz kalmayı tercih etmesine aranızdaki bir sorun olarak değil, erkek doğasının kabul edilmesi gereken bir parçası olarak bakmaya başlasanız iyi olur.</p>
<p><strong>Zamanlamaları farklı</strong><br />
İşten eve yorgun argın dönen bir kadın oturup gününün nasıl geçtiğiyle ilgili sohbet etmeyi bir yorgunluk olarak görmez. Oysa erkek o esnada tek bir kelime etmeyi bile büyük bir külfet sayar. Yani kadınla erkeğin sohbet konusundaki zamanlaması farklıdır. Aynı şey kavgalar için de geçerli… Kadın olayı patlak verdiği yerde ve zamanda çözmek ister, bunun tek yolunun ise konuşmak olduğunu düşünür. Oysa erkek olayın üzerinden biraz vakit geçmesini, yani ateşin küllenmesini beklemeyi tercih eder. Bu durumda kadının yapabileceği en iyi şey, duyarlılığını kullanarak, ne zaman karşısındaki erkeğin üzerine gidip onu konuşmaya zorlamasının, ne zaman onu bir müddet rahat bırakmasının daha doğru olacağını kestirmektir.</p>
<p>// // <ins><ins></ins></ins></p>
<p> <strong>Toplumsal roller gereği</strong><br />
Erkeklere küçük yaştan itibaren ‘erkek adamın’ az ve öz konuşması gerektiği öğretilir ve bilinçaltına işleyen bu öğreti çoğu erkeği ileri yaşlarda suskunluğa iter. Erkeğin toplumsal rolünde ‘kan gibi konuşup karı gibi gülmeye’ yer yoktur. O her zaman soğukkanlı ve kontrollü olmak, sorunlar karşısında tepeden bakan bir tavır takınmak zorundadır. Kısacası cinslerinin toplumsal tanımına uygun hareket etmek durumunda kalan erkeklerimiz, zaman içinde rollerini benimseyerek konuşmayı sevmez hale gelirler.</p>
<p>Kadınlar konuşma konusundaki önceliği hiç kimseye kaptırmak, lafı kimseye bırakmak istemez. Bu da karşımızdaki erkeklerin zaman zaman duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi isteyip de buna fırsat bulamamalarına neden olur. Aceleci davranmak, bir kadının yapabileceği en büyük hatadır. Mesela yeni bir ayakkabı aldınız ve sevdiğiniz erkeğin bu ayakkabıyı nasıl bulduğunu öğrenmek için yanıp tutuşuyorsunuz. Sabırsızlık edip sorarsanız kısacık bir cevapla yetinmek zorunda kalırsınız, oysa sabırla beklerseniz o kendi kendine fark edip “Ayakkabıların ne kadar güzel hayatım, yeni mi?” diye soracaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/erkekler-neden-daha-az-konusur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen çok uzaklarda</title>
		<link>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sen-cok-uzaklarda/</link>
		<comments>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sen-cok-uzaklarda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 17:19:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk uzaklarda]]></category>
		<category><![CDATA[sen uzaklarda]]></category>
		<category><![CDATA[sen uzaksın]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatsiteleri.gen.tr/?p=1429</guid>
		<description><![CDATA[Tam da kara kışlara yakalanmışken, unutmuşken baharı… Umutlara darılmışken, unutmuşken umut etmeyi&#8230; Karanlıkları yar, yalnızlıkları yoldaş edinmişken&#8230; Kaptırmışken ruhumu serseri yağmurlara&#8230; Tam kendimden vazgeçmişken&#8230; Girmeyecektin dünyama, Yalancı uykular sunmayacaktın ürkek uykularıma&#8230; Hatırlatmayacaktın uykusuz gecelerde nasıl ağlandığını&#8230; Aldanmışlığı çok gerilerde bırakmışken, Döndürmeyecektin yolundan duygularımı&#8230; Açmayacaktın gönül pencerelerini sonuna dek&#8230; Gözlerini sürmeyecektin gözlerime. Sevdanın o en çıkmaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tam da kara kışlara yakalanmışken, unutmuşken baharı… Umutlara darılmışken, unutmuşken umut etmeyi&#8230; Karanlıkları yar, yalnızlıkları yoldaş edinmişken&#8230; Kaptırmışken ruhumu serseri yağmurlara&#8230; Tam kendimden vazgeçmişken&#8230; Girmeyecektin dünyama, Yalancı uykular sunmayacaktın ürkek uykularıma&#8230; Hatırlatmayacaktın uykusuz gecelerde nasıl ağlandığını&#8230; Aldanmışlığı çok gerilerde bırakmışken, Döndürmeyecektin yolundan duygularımı&#8230; Açmayacaktın gönül pencerelerini sonuna dek&#8230;</p>
<p>Gözlerini sürmeyecektin gözlerime. Sevdanın o en çıkmaz yollarına salmayacaktın düşlerimi &#8230;Benimsemişken boşluğu, Boşlukla bütünleşmişken yıllar yılı, acılara kucak açmışken, Direnmişken, yaşama, Yeni gelen günle aydınlatmayacaktın sabahlarımı&#8230;.</p>
<p>Ve bütün bunlardan sonra, Acısına vurulduğum aşkı, Bir tokat gibi çarparak suratıma, İmkansızlığı zehir gibi akıtarak ruhuma, Çürümeye terk edilmiş bir tekne, Yuvası darmadağın olmuş bir kuş, çalınmış bir yıldız gibi. BIRAKMAYACAKTIN BENI YOLUN TAM ORTASINDA.</p>
<p>Evet, hayat devam ediyor&#8230; Ben biraz daha eksik, Biraz daha yorgun, biraz daha yenik, Hayat devam ediyor.</p>
<p>Artık kapalı yüreğim, yeni acılara, yeni aldanışlara. Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmiş&#8230; VE BUGÜN&#8230; SEN UZAKLARDA, BEN BURADA&#8230;</p>
<p><!-- / message --><!-- Gizli Mesaj bitiş--><!-- sig --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatsiteleri.gen.tr/sen-cok-uzaklarda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

